|
|
|
>>Günlük |
|
|
|
| >
Aktepe Yazılım İnternet Hizmetleri |
|
Aktepe Yazılım İnternet Hizmetleri ve Eğitim Teknolojileri
Merhaba arkadaşlar geçen haftalarda abim ile berebar web tasarım ve yazılım şirketimizi açmış bulunuyoruz.
Aktepe Yazılım her türlü sektöre hitap eden ve müşterilerinin tüm istek ve ihtiyaçlarını, kaliteden ödün vermeden yapan bilişim firmasıdır. Genç girişimciler ve alanında uzman kişilerden oluşan ekibimiz kendini sürekli yenilemekte, geliştirmekte ve bir çok kurumsal projeye imza atmıştır. Web Tasarım ve web programlama hizmetinin yanı sıra domain, hosting, reseller satışları ve özel eğitimler de vermektedir. Yapılan her web sitesinde "arama motoru optimizasyonu" çalışmasını alışkanlık haline getirmiş ve ücretsiz olarak uygulamıştır. Çeşitli firmalara "Yazılım Danışmanlığı" hizmeti de vermektedir.
Link :www.aktepeyazilim.com
|
|
| >
Mehmet Turşucu |
|
1991 İstanbul doğumlu. Müzik hayatına 7 yaşında ilkokul şarkılarını söyleyerek başladı. 12 yaşında gitarla tanıştı ve müzik ile ilgilenmeye devam ediyor.
Arkadaşın sesi çok hoş beğenerek dinliyorum :) sizinde dinlemenizi tavsiye ederim
diğer sarkıları dinlemek için : http://www.facebook.com/mtursucu |
|
|
|
| >
Mizah Arsivi |
|

www.mizaharsivi.tk Sitesi acıldı. Sitede Komik eğlenceli videolar sözler resimler bulabilirsiniz.Sitede ayrıca sinema filmleri sarkı sözleri vb konuslarda içerik mevcuttur herkezi bekleriz. |
|
|
|
| >
İnternet tarayıcı yani browser nedir? |
|
Web tarayıcı, İnternette bizlere sörf yapmamıza yardımcı olan ve sitelerimizi görmemizi sağlamakta olan bir yazımlıdır. Microsoft İnternet Explorer ve Netscape Navigator çokça yaygın olan web tarayıcıdır. Baktığımzıda teknik olarak tarayıcılarımızın neler yaptığını görmemiz mümkündür ; 1- Tarayıcınız sizlerin bağlanmış olduğunuz internet server'den yaptığınız dosya vb. isteğinizi network (ağ) üzerinden o zaman ki kullandığınız bilgisayara ulaşmasını sağlar. 2- Tarayıcının 2. (ikinci) görevi yaptığınız isteği, yani web serverdan gelecek dosyayı, yani monitörünüze nasıl yansıtacağını, az evvel ki bahsettiğim html tags sayesinde formatlamasını bilmesidir. |
|
| >
Web Tasarımı ve Optimizasyon Hakkında |
|
Merhaba Arkadaşlar, uzun zamandır siteme güncel içerik giremedim. Web Tasarımı hakkında hiç bilgi veremedim. Az olsa ön bilgi olarak Web Tasarımı Hakkında bilgi vermek istiyorum. Web Tasarımında Dikat Edilecek Hususlar Nelerdir? 1- Öncelikle Web Sitenizin içeriği sizlere ait olmalı, kesinlikle kopya içerikli olmamalı. Başka bir yerden içeriğin alması durumunda Google'nin banlama olayı oldukça yüksektir. 2. Hazır templateler dediğimiz programlama ve hazır tasarımlar kulanılmamalı, Yazılımın ve tasarımın sadece size özgü olması gerekir. 3. Web sitenizin her zaman Adwors'e Optimizasyona uyumlu olacak şekilde yapılması sizler için çok avantajlı olacağını sağlamaktadr. Title'lar Meta etiketlerin kullanılması ve sitenizin içeriğinde kullanılan anahtar kelimeler birbirini tamamlamalıdır. 4. Diğer madde ise arama motorlarına uyumlu olacak şekilde google robotları sitenizi kolayca index lemeli.Yani görmeli. 5. Sitenizin sektörünüzde ilk sıralarda çıkmasını istiyorsanız, Seo optimizasyon çalışması yapılmalıdır. Sitenizin içeriği ile ilgili diğer başka sitelerden bağlantı gelmesi gerekmektedir. 6. Çoğu kullanıcılarımızın web tasarım yaptırmaya karar verdiği anda doğal olarak kafalarınızda sorular dolaşmaktadır. - Mesela; Web site tasarımı nasıl olmalıdır ? - Kime güvenipte yaptırmalıyım web sitem optimizasyon yapılacak mı ? Yapılacaksa bana avantajları nedir ? - Web sitem arama motorları için uyumlu mudur ? - İnternet sitem google aramalarında çıkar mı ? Gibi müşterilerin kafalarında bunlara benzer bir çok soru oluşmaktadır. Bu durum normaldir de. Çünkü çoğu kullanıcılarımız hala internet hakkında, web sitesi hakkında yeterince bilgiye sahip değillerdir. Bizim amacımızda budur işte. Müşteriyi yönlendirme ve yaptıracağı iş ile ilgili yeterince bilgi vermektir. |
|
| >
Serbest Okul Kiyafeti ? |
|
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, MEB Eğitim Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığınca, Barcelo Ankara Altınel Otel'de düzenlenen “Milli Eğitim Bakanlığı 21. Yüzyıl Öğrenci Profili Çalıştayı”nın açılışına katıldı.
http://basvurular.meb.gov.tr/anket/tek/k
bu adresden giriş yapabilirsini ve oyunuzu kullanabilirsinizullanicigiris.aspx
|
|
| >
Ahmet Türk'e yumruk atıldı |
|
Muş'un Bulanık ilçesinde DTP'nin kapatılmasının ardından çıkan olaylarda gösterici gruba ateş açarak 2 kişinin ölümü, 8 kişinin yaralanmasına sebep olan gönüllü köy korucusu Turan Bilen ve kardeşi Metin Bilen hakkında açılan davanın ilk duruşması bugün Samsun Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı.

Davayı takip etmek için kapatılan DTP'nin siyasi yasaklı başkanı Ahmet Türk, Aysel Tuğluk, Milletvekili Sırrı Sakık, Nuri Yaman, Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş da adliyeye geldi.
Çıkışta açıklama yapan BDP'li gruba adliye önünde toplanan bir başka grup tepki gösterdi. Oluşan arbedede kapatılan DTP'nin eski genel başkanı Ahmet Türk'e bir genç tarafından yumruklu saldırıda bulunuldu. Saldırıda Ahmet Türk'ün burnu kırıldı.
Ahmet Türk, hastaneye götürülürken, saldırgan polis tarafından gözaltına alındı. Davayı takip eden avukatlar, adliye önündeki kalabalıktan dolayı dışarı çıkartılmadı. Adliye önünde gerginlik devam ediyor. |
|
| >
Turk malı google yolda! |
|
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun kısa bir süre önce duyurduğu yerli arama motoru projesinin ayrıntıları belli olmaya başladı.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer'in verdiği bilgilere göre Türkiye içinden yapılan aramalarda sorgular yurtdışındaki sunucularda gerçekleştirilip alınan sonuçlar tekrar Türkiye'ye gönderiliyor. Bu sistemin oluşturduğu güvenlik açıklarının önüne geçmek için arama sorgularının da Türkiye içindeki bir sunucuda yapılması gerekli. Ayrıca Türkiye'nin hassas olduğu bazı konularda yapılan aramalarda çıkan sonuçlar da yeni sistemle kontrol altına alınmış olacak.
Türk arama motorunun Türk cumhuriyetleri ve İslam ülkelerinde de popüler olacağı düşünülüyor. Hedef, milyonlarca kullanıcısı olan büyük bir mobil ağ kurmak.

Projenin içeriğinde bir de e-posta servisi bulunuyor. Yabancı e-posta servislerinin hesap içeriklerine erişebilmesinin ve belirli kelimelerle aramalar yaparak önemli bilgilere ulaşabilmesinin önüne geçmek için planlanan bu yeniliğin adı da "Anaposta" olarak duyuruldu. Proje kapsamında her Türk vatandaşına 10 GB kotası olan bir e-posta adresi verilecek. Sistem yürürlüğe girdiğinde yeni doğan her çocuğa bir e-posta adresi verilecek ve bu adres aynen T.C. Kimlik numarası gibi nüfus kağıdına yazılacak.
Yerli arama motoru ve Anaposta projelerinin 2010 yılı içerisinde bitirilmesi öngörülüyor
|
|
| >
Adobe Cs5 Çıkıyor |
|

Adobe'un Creative Suite 4'ü piyasaya sürmesinin ardından yaklaşık 16 ay geçti. 2008 yılının Ekim ayında kullanıcılarla buluşan CS4 pek çok yeniliği barındırıyordu. Bu yeniliklerden en büyüğü ise, 64 bit desteği olmuştu. Yazılım paketi 13 farklı yazılımı (Photoshop, InDesign ve Illustrator gibi), 14 entegre teknolojiyi ve Acrobat.com gibi 7 servisi içeriyordu.

Ve şimdi sıra Creative Suite 5'e geldi. Adobe, yaptığı açıklamada yeni Photoshop'u da barındıran CS5 paketinin 12 Nisan 2010 tarihinde tanıtılacağını duyurdu. Hatta dev yazılım şirketi, bu tanıtım için özel bir site de hazırladı. Adobe Creative Suite 5 Launch adı verilen sitede dev bir geri sayım saati yer alıyor. Bunun yanında, yine aynı sitede çok sayıda video, tanıtım yazısı ve tartışma ortamı bulmak mümkün

Adobe Firması Adobe Creative Suite 5 için çıkış tarihini duyurdu ve geri sayıma başladı. 12 Nisan 2010 tarihinde görücüye çıkarmaya hazırlanan CS5 ile ilgili detaylı inceleme yazısı 13 Nisan'da incelenebilir.
Adobe Systems'tan görsel işlerle uğraşan kullanıcıları sevinç çığlıklarına boğacak haber geldi. Firma nihayet Creative Suite 5 için son geri sayımını başlattı. Geri sayım, 12 Nisan Pazartesi günü sona erecek. Aynı zamanda CS5'in piyasaya çıkışı Adobe TV üzerinden internet aracılığı ile yayınlanacak. Bunun yanında Adobe, CS5 ile PowerPC bazlı Mac'ler için desteğini kesiyor. Mac OS içinse 32/64-bit versiyonları bulunacak. CS4'ün zaten Windows için 32/64-bit desteği bulunuyor. Geri sayımın yapıldığı adreste, sayaçta gördüğümüz kadarıyla ürünün çıkmasına şu anda 16 gün 19 saat 27 dakika ve 33 saniye var.
Power PC nedir diye soracak olursanız; 1991 yılında Apple, IBM ve Motorola işbirliğiyle üretilmiş bir RISC işlemcisidir. Apple Macintosh'lar, ürünün kişisel bilgisayarlarda da kullanılmış olmasına karşın; bu işlemciyle ününe ün katmıştır.
Serinin yeni sürümünde fırçalarla (brush) alakalı bir çok yenilik olacak. Örneğin tasarımcılar, tablet vasıtasıyla, fırçaların dokunuş sertliklerini-basınçlarını, dönüş mekanizmalarını, eğimlerini kontrol edebilecekler. Tabii ki bu özellikler Photoshop’a daha gerçekçi bir fırça hakimiyeti ve kullanışlılığı getirecek. Bununla birlikte tasarımcılar, çalışma ortamındaki renkleri, paletlerin renklerini karıştırabilecekler. Örneğin çalışma alanınızda kırmızı ve sarı renkte iki boya var ise, aynı gerçek hayattaki gibi bu renkleri karıştırdığınız oranda turuncu rengi elde edeceksiniz.
Adobe Photoshop CS5′te olacak diğer bir özellik ise, Adobe After Effect’te kullanılan “Puppet Tool” yani Kukla aygıtı. Bu aygıt ya da araç dememiz daha doğru olur, tasarımcılara objelerin eğrilikleriyle, ortak iskeletin bağlantıları el verdiği sürece oynama imkanı veriyor. Biliyorum cümleler çok anlamsız geliyor ama videoları izleyince hepsini göreceksiniz. Bu aracın kullanım olanakları ise söylediklerine göre sınırsız olacakmış. Yani tasarımcılar bir kişinin kolunu, bacağını, kafasını yer değiştirip, yeniden yerleştirebilecekler.
|
|
|
|
| >
Ata’mı ‘Mustafa’ da da Sevdim… |
|
29 Ekim 2008’ de gösterime giren Mustafa filmi beni çok heyecanlandırmıştı. Atatürk için yapılan bu filmi tezden izlemek için sabırsızlanıyordum.Filmin hemen ardından basına yansıyan kritikler yavaş yavaş şevkimi kırıyor, her ne kadar izlemeden karar vermemek gerekiyor diyorsam da, yüreğimde bir yerler inciniyordu…
Ağırlıkla olumsuz eleştirilen film, Atatürk’ü küçültme, aşağılama maksatlı komplo gibi lanse edilirken, Can Dündar’a tepkili olmaya başlamıştım bile…
Bu durum filmi izleme şevkimi kırıyor her gün bir sonraki güne erteliyordum.
Okuduğum bir eleştiride, filmi izleyen hanım, yazık diye başlamış yazmaya yazık!!
Filmin tamamı Ata’yı yer ile bir etmek için yapılmış.
O, karanlıktan korkan, kaldığı köşkte camdan baktığında gelen toz bulutundan telaşa kapılıp yaverini kontrol için gönderen, sonra sadece bir sığır sürüsünün yarattığı toz olduğunu öğrendiğinde rahatlayan(!), her boş vaktinde sevgilisine aşk içerikli mektuplar yazan, ömrünün sonlarında sürekli içen, kapandığı odasında sigara üzerine sigara yakan, boş, anlamsız günlerde bocalayan, nihayetinde kargaları kovalayarak son nefesini veren Atatürk…
Yazık diyordu hanım. Her şeyi bir yana bıraktım ama kendime kızıyorum. Bana bugünkü kimliğimi kazandıran Atam’a ihanet etmişim gibi hisse kapılıyorum. Bu filme gitmekle elde edinilmek istenen ranta ortaklık ettim, özür dilerim ATAM…
En son bu kritiği de okuyunca, dayanacak takatim kalmadı ve filmi kesin izlemem gerektiğine karar verdim. Aksi halde kritikler etkisi altında duygularımı hırpalıyor, daha kötüsü objektif olamıyordum.
Bugün 16 Kasım 2008 ve filmi izledim…
İnanamadım. Gerçekten bahsi geçen film ile izlediğim film aynı mı diye şüphede kaldım. İmkânsız diyordum, mutlaka bir şeyler olacak, bu kadar insan yanlış yorumlamadı ya…
Film bitti ve ben hala şaşkın, yarı sersemlemiş bir halde dışarı çıktım.
Neler söylendi, neler yazıldı… Can Dündar nasıl asıldı, nasıl kesildi ve bu niçin yapıldı şimdi daha iyi anlıyorum.
Filmde Atam’ı aşağılayan, onun dehasını küçümseyen, çalışkanlığını yok sayan en küçük bir sahne yok. Her karesinde zaten bildiğimiz başarılar işlenmiş, özetlenmiş. Bunun dışında, bu karelere artı olarak Atatürk’ün kişisel ayrıntıları eklenmiş ve bu o kadar şık yapılmış ki, çok yerde benim gözyaşlarıma engel olamayarak hüzünlenmemi sağladı.
Neydi bunlar?
Atatürk insandı, hep insandı. Duyguları olan, etten kemikten ruhu olan insan…
Bugüne kadar bu anlamda tanışmadığımız liderimiz, yaptığı her şeyi sanki duygusuz, otoriter bir kişilikle yapar, yaşadıklarını arkasında bıraktığında incinmez, hissetmez, sevdiklerince kırıldığında yüreği acımaz, dümdüz askerdir.
Çünkü ‘’O’’ ATATÜRK’TÜR….
İşte Can Dündar burada bir kapı aralamış ve Atatürk de incinirdi, ‘’O’’ da severdi, O’nun da aşkları vardı, yaptığı her işte her zaman yanında sevdikleri yoktu, çoğu zaman yalnızdı demiş.
Burada bilmediğimiz, ya da feveran etmek gereği doğuracak yanlış bir şey söylenmemiş. Atatürk insandı, kaldı ki bunu kendi notlarından çıkarmış. Sevgili Atam, ben de bir insanım diyor.
Evet, yalnızdı, en sevdikleri, en güvendikleri bile yanında kalmadı. Çünkü sebepleri vardı, bir devrim yaşanıyordu, bu cesaretti, cüretti. Çok insana göre çılgıncaydı, bedeli yalnız olmaktı, oldu…
Ömrünü o cepheden bu cepheye koşarak geçirmiş, yokluk zorluk tükenmişlik kavramlarını görmezden gelmiş bir asker, tüm bu yaşananların içinde sevdiği kadına mektup yazmış diye yargılanabilir mi?
O sevemez mi, duygularını kâğıda dökemez mi, ya da sadece savaş anılarını mı yazar?
Bu kadar haksızlık olur mu?
Filmin yanlış kritiklerinden biri de, bol bol içki sofraları gösteriliyor, sanki sürekli içen zevk-i sefa âlemlerinde yaşayan biri olarak anlatıyor denmiş.
Gerçekten yazık…
Eğer bu Atatürk’ü savunmaksa, koruma altına almaksa, bizim Atatürk’e karşı olanlardan ne farkımız kaldı?
Atatürk içiyordu, evet zaten bu konu gizli değil. Filmde bu abartılarak anlatılmıyor. Taa ki son günlerinde günde bir büyük rakıya ulaşana kadar.
Orada da kendisini anlatıyor, kendi ifadesiyle notlardan verilmiş ‘Evet içiyorum, çünkü artık bu vücut bu kafayı taşımıyor, yıldım, belki unutmak için, belki uyuşmak için içiyorum’ diyor
Çok samimi, çok insani ve çok sade cümlelerle anlatıyor.
Yıllarını zorluklar içinde geçiren, savaşan bir milletin, kendisini umut olarak gördüğü, dünyaya karşı direnen birinden bahsediyoruz. Bugün bir memur bile emekli olduğunda depresyona giriyorken, Atatürk sadece Atatürk olduğu için mi böyle bir hakkı olamaz?
Ya da bundan bahis aşağılamak mıdır?
O da insandı, yaşayan, üzülen, kırılan, unutmaya çalışan, dünyayla savaşırken kılı kıpırdamayan ama belki de karanlıktan korkandı.
Olmaz mı, Atatürk’e yakışmaz mı?
Neden?
Bence filmin bu kadar olumsuz eleştiri almasının başka sebepleri var. Israrla çocukların izlemesini önleyin, gençleri uzak tutun denmesi, bana başka bir şeyi anlatıyor.
Film zaten sevdiğimiz Atamızı bir kere daha sevdiriyor. O’nun içtenliğini, sıcaklığını, hatta esprilerini görüyorsunuz. Bildiğimiz dehasına eklenenler, atama artıdır asla eksi değil. Zaten büyüktü, zaten dünyanın kâh nefretle kâh kıskançlıkla kâh saygıyla ama ille de zekâsıyla kabul ettiği bir liderdi ‘Mustafa’ filmiyle, bu sadece perçinlendi, içi daha da derinleşti.
Ben böyle bir lidere sahip olmaktan, Türk olmaktan onur duyduğum kadar onurluyum.
Ve…
Bu filme imzasını atan sevgili Can Dündar’a tüm yüreğimle teşekkürlerimi yolluyorum.
Son söz olarak, filmi objektif olarak değerlendiremeyen, ister Atatürkçü, ister Atatürk karşıtı olanlara da çok sevdiğim bir Tibet atasözünü hatırlatmak istiyorum.
Parmaklarım Ay’ıGösterirken, Aptallar Parmaklarıma bakar.
Not:Alıntıdır.
|
|
| >
5 Günde Sigaradan Kurtulun |
|
Kapalı mekanlarda sigara yasağının ilk günü dün başladı. Kamu hizmet binaları, eğitim, sağlık, kültürel, spor ve eğlence yerlerinin kapalı ve açık alanlarında sigara içemeyen tiryakilerden kimi kurala uydu kimi ise yasağı deldi. Sigara içen vatandaşın çoğu sokaklara, bahçelere döküldü. Sigara yasağını delenler ya zabıtalar tarafından ya da mekan yetkililerince uyarıldı. Vatandaşın çoğu getirilen yasağı desteklemesine rağmen alışkanlıklarından zor kurtulacaklarını söyledi...
5 GUNDE DUMANA VEDA EDEBiLiRSiNiZ
Bu yasakla birlikte sigara tiryakileri kara kara düşünmeye başladı. Çoğu ya sigarayı bırakmayı düşünüyor ya da kendine bir çare arıyor. "Dumanda Bir Ağ" isimli kitabın yazarı Nevzat Canan, 5 günlük bir programla sigaranın adım adım bırakılabileceğini söyledi. İşte sigaradan kurtulmanın formülü...
1. GÜN: Sabah uyanınca soğuk su için. Yemek ve yemekten sonra su içmeyin. Sigara içme isteğini artıran alkollü, kolalı içeceklerden, çay ve kahveden uzak durun. Gün boyunca incir, üzüm, kayısı, badem ve ceviz gibi meyveler yiyin. Günde 3 defa soluk alıp verme egzersizi yapın.
2. GÜN: İlk gün yapılanlara aynen devam edin. Bu arada vücutta uyuşukluk, isteksizlik gibi durumlar ortaya çıkmış olabilir. Bunun giderilmesi için kollarınıza masaj yapın. Sonraki günlerde de bu masaj, bacaklara, kalçalara, sırta, göğse ve en sonunda da karın bölgesine kademeli olarak vücudunuza yapın.
3. GÜN:İlk iki gündeki uygulamalara bir yandan devam ederken bir yandan da hububat yemeğe başlayabilirsiniz. Pirinç, yulaf, çavdar, buğday gibi tahıl ürünlerini de yiyebilirsiniz. Fakat sebze ve meyveyi daha ağırlık tüketmeye gayret edin. B vitamini alın.
4. GÜN: Yiyeceklerinizin arasına süt ve süt ürünlerini de katın. Fakat bu ürünlerin şekersiz olarak alınmasına dikkat edin.
5. GÜN: Yemek düzenini normal hale yaklaştırın. Fakat baharatlardan, alkollü ve kolalı içeceklerle çay ve kahveden uzak durmaya çalışın.
GÖNÜLSÜZ TÜRKLER YASAĞA HAZIRLANIYOR
İngiltere'de yayımlanan The Guardian Gazetesi, Türkiye'de kamuya açık yerlerde başlayan sigara içme yasağıyla ilgili haberinde, "Gönülsüz Türkler, sigara yasağına hazırlanıyor" başlığını kullandı. Gazetenin haberinde, aşamalı olarak uygulanacak sigara yasağının, "bulundukları mekana aldırmaksızın, dokunulmaz bir şekilde sigara yakabilen milyonlarca Türk için büyük bir kültür şoku yaratacağı" öne sürüldü. Haberde, yasağın en büyük destekçisinin, sigara kullanmayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğu da belirtildi.
MECLiS’TEN iLANLI DESTEK
Sağlık Bakanlığı, sigara yasağına destek için başlattığı, “Dumansız Hava Sahası Hareketini Destekliyoruz” sloganıyla iktidar ve muhalefet liderlerini bir araya getirdi. Bakanlık, bir tek ana muhalefet lideri Deniz Baykal’dan olumlu yanıt alamadı. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Baykal’ı bizzat aradı. Bakan Akdağ, bu kampanyanın siyasi olmadığını ve milletin geleceği için önemli olduğu vurgusunu yapsa da Baykal’dan yine olumlu yanıt alınmadı. Destek afişinde Başbakan Tayyip Erdoğan, MHP Lideri Devlet Bahçeli, BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu, DSP Lideri Zeki Sezer, DTP Lideri Ahmet Türk, ÖDP Lideri Ufuk Uras ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ yer aldı. |
|
|
|
| >
El Parmaklarınız Kişiliğinizi Yansıtıyor!! |
|
El parmaklarımız günlük hareketlerimizi gerçekleştirmemizde kilit rol oynar. Onlarla yazarız, onlarla çatal-bıçak utup yemek yeriz, onlarla birinin elini sıkarız.Parmak yapısının, insanın kişilik özelliklerini yansıttığını bilyor muydunuz?
İngiltere’de kısa süre önce piyasaya çıkan ‘The Finger Book’ (Parmak kitabı) adlı kitapta, kişilik özelliklerimizden cinsellik özelliklerimize kadar bilmediğimiz bir çok şeyin parmak yapısı ve parmak uzunluğuna bağlı olduğu ifade ediliyor.
İŞARET PARMAĞI İLE YÜZÜK PARMAĞI ÇOK ÖNEMLİ
Kitapta, işaret ve yüzük parmaklarının uzunluklarının, insanın kişiliği, sağlık durumu ve bazı konulardaki kabiliyetine göre değişiklik gösterdiği belirtilmiş.
Erkeklerde yüzük parmağının işaret parmağından uzun olması, testosteron (erkeklik hormonu) seviyesinin yüksek olduğu anlamına geliyor. Eğer işaret parmağı, yüzük parmağından uzunsa, bu da Ostrojen (kadınlık hormonu) seviyesinin yüksek olduğunu gösteriyor.
Uzmanlar parmak uzunluklarının vücut ölçüleriyle orantılı olduğunu, ancak bu ölçümlerin de yapılan araştırmalar son ucu cinsellik ve kişilik gibi konularda önemli bulgular verdiğini söyledi.
Araştırmacılar, çoğu erkekte yüzük parmağının işaret parmağından uzun olduğunu belirtirken, bazı erkeklerde de bu parmağın işaret parmağından kısa olduğunu, ancak bunun daha çok kadınlarda görüldüğünü söyledi.
İşte kitapta yer alan ifadelerden bazıları;
Yüzük parmağı, işaret parmağından kısa olan bir insan;
-Genelde kadın olur
-İdari işler, ev dekorasyonu ve sağlık hizmetlerinde başarılı olur
-Erken yaşta meme kanseri riski taşır
-Potansiyel homoseksüeldir (Erkek ise)
-Erken yaşta kalp krizi riski taşır (Erkek ise)
- Duygusal ve içine kapanık olur, korkuları ve kaygıları olur (Çocuk ise)
-Şizofren olma olasılığı yüksektir
-Konuşarak etkileme kabiliyeti yüksek seviyededir
Yüzük parmağı, işaret parmağından uzun olan bir insan;
-Hassass ve dışa dönük biridir
-Risk almaktan korkmaz
-Normal bir insana göre daha agresif olur
-Müzisyenlik kabiliyetine sahip olur
-Genelde solak olur
-Futbol, Basketbol ve uzun koşu gibi spor dallarında başarılı olur
-Hiperaktif ve anti sosyal olma ihtimali yüksek olur (Çocuklar için) |
|
| >
Zeki Olma Yolları |
|
Dr. Siegfried Lehrl ise, ''Tatilde, bulmaca çözmek veya zeka oyunları oynamak, beynimizi zinde tutmaya yarar'' diyor. Lehrl ayrıca, ortalama bir insanın sahip olduğu IQ'nun 85 ila 115 arasında olduğunu belirterek, IQ'muzu yükseltmemizi ve azaltmamızı sağlayacak 7 maddeyi de sıralıyor... NELER ÖNEM TAŞIYOR?
* Hareket, beyni zinde tutarak, iyi hissetmemizi sağlar.
* Özellikle beyin için çok gerekli olan B1 vitaminin olduğu besinler tüketilmeli (mısır ekmeği, süt, balık, ciğer, tavuk).
* İşyerinde arkadaşlarla verilen kahve molası ve ayaküstü sohbet, karar verme mekanizmamıza yardımcı oluyor.
* Müzik, ama özellikle klasik müzik dinlenmeli.
* Zeka oyunları ve bulmaca çözülmeli.
* Sakız çiğnemenin, beyine pozitif etkisi var.
* El-kol hareketleri ile konuşmak ve yüzümüzde mimikler olması, daha pratik düşünmemize yardımcı oluyor.
ZEKA DÜŞMANLARI
* Arkadaş çevresinin zayıf olması
* Göz bozuklukları
* Vücudumuza, yeterli sıvı alınmaması
* Kravatı sıkı bağlamak
* Vücudumuzun yeterli uyku almaması
* Zihne zarar veren aşk acısı çekmek
* Beyni tembelleştiren yağlı yemekler yemek
* Sigara içmek alkol Almak |
|
| >
CSS Sınıfı Değil, Sınıf |
|
Bazen insanlarla HTML sınıf isimleri hakkında konuştuğumuzda onların sınıfları yanlışlıkla “CSS Sınıfları” diye adlandırdıklarına şahit oluyorum. Tahmin ediyorum ki bu hatayı yapmalarındaki neden sunucu taraflı geliştirme çatılarını (server side development frameworks) kullanıyor olmalarından kaynaklanıyor. Bu çatılarda “sınıf ” şeklinde değil de “CSS sınıfları” şeklinde tanımlanması bu çatıları sık kullanan geliştiricilerin sınıflara bu şekilde hitap etmelerine neden oluyor. Diğer olası nedeni ise İçerik Yönetim Sistemlerinde(CMS) de aynı şekilde “sınıfları” “CSS sınıfları” şeklinde isim vermeleri.
HTML ve XHTML sınıf özelliklerini CSS yardımı ile biçimlendirilmesi esnasında kullanımında bir sorun olarak görmememe rağmen bu kullanımın bu amaçla yapılmadığını da biliyorum. Örneğin hangi elementlerin JavaScript fonksiyonlarından etkileneceğine karar vermek. HTML sınıflarının, CSS kullanılmamasına rağmen CSS Sınıfları şeklinde adlandırılması biraz kafa karıştırıcı.
Lütfen karışıklık yaşanmaması için “HTML sınıfları”nı “CSS sınıfları” şeklinde değil de, “HTML sınıfları” ya da sadece “sınıflar” şeklinde niteleyin. |
|
| >
Program Nedir ve Programcı Kimdir? |
|
Program nedir ve programcı kimdir? Yazılım sektöründe ilerlemek isteyen tüm arkadaşlar mutlaka okumalı.
Öncelikle program nedir? Bu sorunun yanıtını anlatmak isterim sizlere.Program: Bilgisayarın bir işlevi yapması için tasarlanmış komutlar zinciridir. Günümüzde bilgisayar büyük bir yer almıştır bu yüzden bu sektörde çalışmak isteyen kişiler işlerini daha düzenli ve hızlı yapmak zorundadırlar buda bilgisayarı ne kadar iyi kullaqndığımıza bağlıdır. Bunun için çeşitli programları kullanırız.
Program, bilgisayarın belli bir işi yapması için tasarlanan komutların tümüdür. Kullanım amaçları ve yerlerine göre birçok değişik program türü vardır:
Sistem programları: Her program, bir işletim sistemi üzerinde çalışır. İşletim sistemi, diğer programların çalışması için gerekli olan kaynakları ve ortamı sağlar.
Sürücüler: İşletim sistemi ile donanım aygıtları arasında iletişim sağlayan programlardır. Klavye ile yazılan yazıların algılanması için, klavyenin sürücü programı kullanılır.
Uygulamalar: İşletim sistemi üzerinde çalışan, kullanıcıların ihtiyaç duyduğu işlevleri sağlayan programlardır.
Örneğin; Bir İnternet sunucusnu gezmek için bir web browser kullanırız.Bu uygulama, işletim sistemine sitenin istenilen sayfadaki yazı ve resimleri almasını ister. İşletim sistemi, ağ kartıyla (Ethernet) sürücü programı sayesinde internet sitesinin sunucusuna isteği gönderir.
Veri girişi: Program, kullanıcıların veri girmesi ile başlar. Girilen veriler daha sonra işlenmek üzere hafızada saklanır.
İşlem: Veriler, programın yazılma şekline göre belirli işlemden geçirilir.
Sonuç: İşlenen veriler kullanıcıya aktarılır.
Programcı kimdir?
Belirli işlevlere sahip programlar geliştirir. Kullanılan teknolojiyi, platformu iyi tanıması gerekir.
3 grupta incelenir:
1- Mimar: Programların yazılması için gerekli teknolojileri belirler.
2- Geliştirici: Programı yazan kişidir.
3- Analist: Programın geliştirilmesi aşamasında, hatanın kaynaklarını bulan ve geliştiricilere raporlayan programcıdır. |
|
| >
Kişisel Web Sitem Yenilendi ! |
|
Kişisel Web sitemi yeniledim arkadaşlar yeni yüzüyle aranızdayım artık :)
Yeni sitemi asp.net le yaptım eski sistem asp eyle yapmıstım. Hayırlı olsun ::) |
|
|
|
|